19 Mart 2024 Salı
De Persona
11 Şubat 2024 Pazar
Vızvızik
Sarsılan bir devranda kum kalmış aidiyet
Hani bana hürriyet .
Palaskamdan biçare ölümüne tutarsız bu eziyet .
Kan damlardı matarama ,
İnsan oğlu içer çiğ süt , yer canlı canlı löp et.
Kaldır şakaklarından doğru , gökyüzü zaten peşimde ilelebet.
Kırk kamıştı aklım ,
Girerse kanıma parlar gözlerim .
Büyükçe idi seninki , tutulurdum yada paslanırdım .
Dökme suyu bana , zaten yanmışım ,
Zaten sarhoşum , var mıydı aklım karışmış.
Yaparmıydım boyumdan bir ölçü eğer olmasaydı .
Benim boyumdan ,
Şu ankinin boyu kimin .
Kimdi o tarihe saklanmış ?
Neden ismini gizlemiş ?
Neden inmiş derinlere ve yedirtmiş kendini kaldıraçlı bu sisteme ,
Neden söndürmüş ışığımızı sahte yollar sunarken bizlere ,
Hem herkes nasıl belirler yolu ,
Kim okumuş yukarı çıkanlardan ,
Onlar neden okutmuş bizi ?
Bunu kim kabul etmiş .
Ben etmedim ,
Sen ettin mi ?
Gözlerine baktım , korkaktım bakışlarından .
Gözlerine baktım , korkardım dalışlarından .
Gözlerine baktım , korkarım kaçışının olmasından .
Bir sefahat sürdüm belirli alemlerde .
Oranın sahibiydim
Bir şeytan , bir ben .
O yapar ben izlerdim .
Dinlerdim dilinden bende isterdim .
Saklardım belki gerçekleri kendimden ..
Alıştırmıştı kalbim derin cennet özleminden .
Yada susardım dudaklarına
Kuruturcasına emip bitirmek isterdim .
Ben mi ?
İnsan .
Bulduğumda neden bitirmeyeyim .
Sevdiğimde neden açıkça söyleyeyim .
Severmiydin o zaman bu kadar beni ?
Şu kadar ben varken hangi tartım doğru ki ?
Gitgellerle sallantıda bir beyin .
Sen önüme gel , bu konuya bir değin .
Geniş omuzlarıma o güzel suratını bir değin .
Esmerdi kalbim , sarışındı gözlerim ;
Travmalarını canlandıran bu silahtan çıkar mı kafamı patlatan anti septik bir lehim .
Düğümlerdi gözlerini,
O zaman çekebilirdim gözlerinden ,
Gözlerimi ,
Gözlerin mi kocaman ?
Yoksa ben mi çok görüyorum .
Sağ bileğinde mi o ben ?
Yoksa sol yanın mı benim ?
Dillerim bükülesice ,
Bu kararsızlığım benim .
Getir o naif kollarını bana ,
Omuzlarına doğru naifçe öpeyim .
25 Aralık 2023 Pazartesi
Derinliğin Silüeti
Oh be !
Bir nefes aldım.
Anlamsız sapaklarıma bir gir çık la kurtardım.
Ya seçseydim sefahatin ihtimalini.
Ne kalırdı elimde ?
Etimden sıyrılırmıydı ruhum .
Gökyüzünde aslı ilizyon mutlulukla , yaşarmıydım bu cehennemde .
Bakarmıydım yıkılmış umuduma doğan kara gecelerde
Yanlızlığıma içten bi silüet
Yapıştır bana
Bi nefes daha
Belki öperdim kurumuş olan dudaklarını
Kat ve kat kuruturcasına .
Çatlaklarına zirkederken beden özüm .
Bakakalırdım bacaklarına
Yada gözlerine ,
Bu sefer belki daha erken .
Tamamlanırken tenim yanardı alevim sırtımda
Söndüremeyen parçam olurken sektire gecirirdik zamanı ,
Balıklar gibi doygun suyun sıkıstıran rahatında .
Sen mi ben
Ben mi aptal
Yokuşta koşturan canavarımı hengameden uzak tutarak gel
Canımı yakmadan
Buzlu bir merdiven çıkar gibi yavaşça
Avlanan baykuşlar farketmeden ,
Etimden fırlayan her bir şarapnel
Kimseye sormadan büstüme gel
Neyse derin bi nefes aldım
Hem daha iyi degilmidir uzaklık
Bak ukalalığım onay bekleyecek
Gözlerin hep gözümün önünde olunca,
Anlam ve söz dalardı.
İnerdi en derinlere ,
Seni çekerdi kolundan ,
Beni suya olan merakımdan .
Dalardım en dibe ,
Bakardım gözlerine ,
Okyanusun içinde daha bi baska olurdu
Ve farklı bir alev sarardı içimi
Oh be !
Rahat bi nefes aldım .
Bitti mi , hayır !
Yakalardım boşluğu
Tutar derdim sen bi dur ben gelicem
Tartardım getirirdim seni ardımdan
Sonra derdim bura böyle kalsın
Ben oraya gelicem
Biz gelicez
Gözden uzak.
...
Sapaklarımın hangi patikası bu
Hangi çileye isyanım
Neyin örüntüsü
Elimde kalan hangi payın avuntusu
İçimde kımıldayan bu solucan neyin sıkıntısı
Neyse bir nefes aldım .
Eşsiz bataklığımın dibinden geceye devam .
Başka bir geleceğimden sırası gelen zamana ise selam .
25 Temmuz 2023 Salı
Zorundayım
İsterdim sonsuza değin ilelebet o hissini sevdiğim
İsterdim orada yok olmak.
O rahatını sevdiğim .
O yanağımdaki sürtünmesini sevdiğim .
Onlarca sürtünmenin en güzellerinin bile yanına yaklaşamayacak kalbin .
Benim sonsuzumun , çoğunluğumu
İdrakımın alamayacağı şeyin , tezahürünü cümleye döküp sevgimi dile getirmek .
Çarkta olmamak çentik .
Sur vurmamak bilince .
Özgür edebilmek en büyük düşü .
Ve sana önderlik edip gösterebilmek .
Aslında herkese göstermek .
Ama seni yanımda taşıyarak.
Neden bulur anlam bekada ahir .
Anlayamadığından mı *
Anlayıpta utancından mı .
Bak ağladım bugün en yüksek mevkiye .
İstemedim gene döktüm meyimi .
Nahoştan bir boşluk sonsuz .
Biz değilmiydik .
Her yeri doldurmamışmıydık .
Nedir bu kazanma hırsı boş şeylere karşı .
Neyi kazanamadım aklımdan başka
Ney götürdü onu
Dem acıtmış onu .
Sertleşmiş .
Duramaz hafif güçlendirir .
Gerekmez gerçekten bilek bir güç.
Ölüm değil sonu umut sonsuz yolun .
Bitir kibrit
Bak taşla bitir .
Kalbe ağır bu taşı fikre değir .
Anlamsız bir maske unutkamış .
Umursadım onu , zehir istememiş .
Gerekçeler yolu azrail gibi tırpanlamış .
Zarureten büyümüş damardaki gerçek kamış .
Gerçek sever mi ?
Beğenirmi aşk bedeni .
Aramaz mı kendinde kusuru fani .
Dünya hali çeker içine çekeni .
Elleri
Ses çıkartıyor sanki o dilleri .
Tadını sadece ben bilmeli .
Görürdüm düşlerimde .
Huzurdu .
Sesti o duymayan kulaklarıma .
Tam olarak anlamasa da hissetmişti beni .
Tatmıştı .
Bilirdi..
Kıskanç gibi .
Yaşamak tatmak seni ilelebet eksilmeden hücre
Bitirmek açlığı
Yavru bir kartalın imrenmesi rüzgarda uçan minik serçelere .
Cennet özlemi hayat .
Kandıran aşçıların küfürlerden taştığı .
Koşuyorum çok zor .
Hissettiğim azalıyomuş gibi oluyo .
Ayaklarım karıncalanır gibi .
Aklım akıyor gibi .
Nefesim duruyor gibi .
Takatim süzülmüş gibi .
İşlenmiş demir gibi .
Olmuyor .
Güçlü bir iradeye güçlü bir sınav .
Yok sikayet paylaşmaktan başka .
Kaldırmak umudu tetik çekmek boş bir bataklığa .
Dayanma limitini sürdürmek mecbur kadim benliğe .
Azdırmak merakı zorlaşıyor .
Üzüyor beni , durduruyo .
Yetersiz bilgi var hala
Hemde çok .
Yetememiş isteğim var sana karşı ne yapacağımı bilmediğim .
İstemlerimi işlemek var .
Sonu yok .
Başı var .
Dibi yok .
Arşı var.
Sönüp duran bir alevim var .
Baktığın da bana kalın bir kaş .
İleri gidiyorum .
Mecbur gibi .
Ama
.
4 Temmuz 2023 Salı
Kambursuz Bİr Zangoç
Gel güzüme güç .
Salıver dünyaya eteklerini .
Binbir türlü noktalarını savur göçebe kuşlarla .
Ulaştır yüreğime .
Affet
Gönderilmemiş bir mektupta yazardı mahsumiyet .
Ulaşmıştı .
Unutmuştu .
Hatırlamıştı .
Nankördü .
Alçak !
Seslendi mi şair , kafası güzeldi .
Anlamsızlaştırma karartısı patlamıştı .
Sakinleşti .
Kim alçaklaştırmamıştı ?
Kim vurmuştu yüreğini boştan bir urgana sallandırmadan !
O yapmıştı !
Aman aklına takılmasın birşey , kapılırdı düşüncelere .
Belki haklıydı .
Bilinmez bir gemide çuvallayan forsaları kurtakmakmış görevi .
Sanki kanadı vardı .
Sorsan aklı vardı .
Kapılırdı kibrine .
Evet eritmişti .
Belki de altta birikmişti .
Bundan çok korkmuştu .
Bastı gitti .
Atlayıp gitti öyle , bakmadı bile ardına , düşünmedi ,hiç acımadı .
Umursamadı kimseyi , dinlemedi .
Yetmişti artık , bağıra bağıra küfürler ede ede öyle sıka sıka gitti .
Demiştim ya hah ! bastı gitti .
Durdu bi ara haklımıydı ?
Bi düşündü , bayağıdır düşünmemişti .
Siktir !
Bastı gitti işte .
Kayboldu durdu baktı .
Kalktı baktı .
Sevdi baktı ,
Sövdü baktı ,
Saydı baktı .
Yat , kalk , ye , iç , dur , yap !
Yaktı gitti !
Esti gitti !
Sanki bir dumandı .
Güzel bacaklara bakardı .
Sevmekten korkar , sanrılara tapardı .
Ağzında bir boru üfletip kuşları peşine takardı .
Konanlara bakar tepesi atana ....
Başıbozuk bir orman kaçgını
Kaçmış gitmiş bir yere .
Gelir bazen ara ara
Sanar kendini alaca bir bora .
Bağırırda ara ara .
Tutarım boğazından atarım bazen kenara .
Vazgeçmez huyundan fikri kuruyasıca .
Zayıflar , beslenir , güçlenir başlar ondan sonra naralara .
Umursamaz yılgınlığı atar ara ara .
Sürüklemektir asli görevi kavgalara
Kanatır hedefini çöktürür diz üstüne kahkahalarla
Sır , sürgünüme bir kadeh daha ,
Veyahut ulaşılamamış "şey"lerin anlamsız tezahürü vurmuş ;
karşımda duran mavi kapaklı dünyaya ,
Döktüm içimi boş bir bardağa
Beklemeden eklenen acı meydi yaktı boğazımı .
Sen benim güzel yürekli arkadaşım , kaldır , kalmamış yüreğimi şaha .
Bırak dilim dökülsün .
Dil bu durur mu?
Aşk bu sevişir mi içi boş güzellerle ?
Sen güzeli daim etmiş yüreğine daldır elini !
Sür yüzüne , gel koynuma , bulaştır bana .
Bulanmış zihnime fikr-i münevver ,
Bozulmuş gözlerimin içine mücevher,
Zayıflamış kollarıma et ,
Körelmiş dilime tat ...
Dur ! tüm gece gözlerime bak .
Sarıl bana en sevdiğim yerimden .
Sev beni en sevdiğim yerinden .
Öp beni o en sevdiğim uçsuz gözlerinden .
30 Mart 2022 Çarşamba
Karanlık Yolcu
Kararlı bir ilham yakaladım bu gece .
Ayaklarımdaki demirleri nalbanta döktürdüm .
Üzerime yeni bir zırh işlettim .
Kalbe yeni bir mezar .
Düşünürmüydüm ölümsüzlüğü ?
Bunu düşündüm .
Ya başka bir kadın ?
Mutsuzluk çırpınışlarını atan bir balık gibi çırpınmak istedim yeryüzünde .
Engel vurmuş sanki birileri .
Elimden gelecek şeyleri bana saklatmış .
Kimdi o kişi ?
Vurmak isterdim suratına ağzımdan mideme uzanan gırtlağımdaki boruyla .
Belki hafiflerdim biraz .
Belki değil hafiflerdim .
Kararsızlığım hep bi kenarda .
Salma isteğim batırılmış sanki özel bir kadının bacak arasına .
Terbiyesizliğim kanat bulmuş .
Kaçarken aklı başımdan uçurmuş ,
Bir kelebek bin özlem
Sonsuz uzay , gezegen , yıldızlar hepsi renksiz bir düzlem ,
Deme bana karanlığımın aydınlattığı o geçecek güzel yüz .
Hatıratın yara bere , kapşon da kurtarmaz geldiyse güz .
Alış ona yara versin , eline bulaşmış bir kere ,
Kalbi yerinden fırlamış son kuyruksuz kertenkele .
Zalim olma isteğiydi , güçlü olmak adına .
Böyle bilemişti kınını .
Oraya sokardı kendini .
Kim .
Böyle görmüştü ,
Yanlış bilmişti !
Bunu da sonradan öğrenmişti .
Öğrendiğini kendinden gizlemiş .
İçindeki ezoterik keşişlere kaptırıp terbiyesizlikle uçurmuştu bilgeliğini .
İyilik kalmış kalbinde .
İdrak yeteneği körelmiş .
İlhamını perilere yöneltmiş .
Hasta ve pis bir kalbi köreltmiş
Olması muhtemel bir vukuati geçiştirmiş .
Dibe vurma gerçeğindi .
Dibe vurma gerçeğim .
Dinlen koynumda yatan ey eşsiz batarya .
Hani azgın dalgalar kenarlara dev kayalar atar ya .
Kaldır omzunu silk boşalt üstünü
Atlas bile dünyanın altında yatar ya
Direnme ,
Düşünme ,
Hayalperest bir balıkçının koyunda yenilmeye layık balıklar götür kedilerine .
Belki sana hakaret eder sen zark etmeden etine ,
Her kavrayış , birer yok oluş var etmesin gözüne .
Hislendirir bakışların görüntün gelmeseydi gözümün önüne
Bir melek bin efkar , kafamın içi iblisin şayet bin bir türlü cezvesi
Karşılıklı vesveselerin alışmışlığı korkutur hala
Sanki
Karlı bir gecede katilin kötülüğün hamiyetini çizmesi .
Gözleri bile kör eden sesin , aklın hakimiyetine girmesi .
Bedenime kazımış şeytan .
Hislerimin karanlık düşüncesi .
Uçar balıklar mataramdan damlayan damlalardan atlayarak
Hayallerime saldırır bilakis suçsuz bir kadını duvardan duvara pataklayarak .
Fırlat beni sel kadırgam
Kaçır .
Böyle hayatın içi daha berrak bir acı .
25 Mart 2022 Cuma
Güneşli Bir Göz
Ukalalığım revaş arzu hala
Biçare çaba-kuvvet yansıma aynada
Ayaklar yalın kollar kucaklamayı bekleyen duvarların arasında,
Güzel yüzlü adı unutmuş dudaklardan dökülen kelimeler mavi yuvarlak zihni oyalamada
Yaşamayı gözler gibi güç bir derin yalnızlık ;
Biçare gözlerine bağlı ,
Demir yerine bağlanmış vapuru kıpırdatmayacak bir halatla ..
Kıvrımlarla bağlı gezegenimin patavatsızca dökülen kelimelerden kırışmış yüzü .
Hangi hengame eritebilir , zihnimde eşsiz mavi gökyüzü ,
Belki boş , belki anlamsız , sakinken derinleşen bir bataklığın ortasında
İcad bulunmuş amacına taparcasına insan yolun voltasında ,
Yalanlar batarcasına ,
Yola çıkarcasına ,
Boşluk !
Tanyerini silip atarcasına .
Kanına batır gerçekleri .
Sil at çırpınmış hevesliğini ,
Sar bi kağıda sakla , yılların unutturduğu renkleri çıkartıp şaşırt herkesi , minik çürümüş ukala .
Selam sana anlam .
Selam sana solunup geri verilmiş hava .
Kirlenme daha , kirletme daha ,
Aklı hatırlatıp unutturan minik bir kağıttı
Dolu gökyüzüne söylenen bir ağıttı , yüz tanesinden hatıratlı sayılı kalır
Bir duvara tutunmuş direği sinsi bir düz yılana vurulmuş .
Kollarını açmış sanki iyilik misali .
Anlamaz her neferi , yeteri kadar düşünememiş dönecekleri yaptıklarının geri .
Belki haklı
Bazen tatlıydı , anlamına yükünü götürememişti benzi , belki halsizdi .
Ve yahut dilsiz .
Gözü kör olanın sezgisi tam yol olacağına ;
Deli bir !
Fırtınanın ortasından savrulmuş yandan çakıp ,
Yıllardır budanmamış saçlarına benzer iri bir ağacın dalları gibi dağınık ,
Gözleri kör eden parlaklıkta bir yıldırımın ;
Benekli , engin ve karanlık gözüken o gök mavi suya vurup çıkardığı renk resitalini ,
Tattırmasını isterdim yola vuracağına .
Dur !
Kaybolma seni buraya hapsetmek istiyorum !
Belki gördüğüm mekan kendim geri getirebilirim seni .
Zaman'ım akdenizin tam ortası ...
Kimse anlamaz bizi
Kim ?
Evet tam o konuyu açıyordum .
Basit olguları karmaşıklaştırıp basit yollu sebebini kaçırıyorlar insanlar .
Her şey dağıldı .
Sen geldin ben çektim
Hayaletim altı patlardan çıkan sıcak bir fişek mi?